11 Nisan 2012 Çarşamba

Geçen Günlerim…


1 Nisan 8 Nisan arası fena bir yoğunlukla geçti. Ev bakma, iş görüşmeleri, ev cicileri alışverişi, mobilyaları sonlandırma, bu karışıklığa sinema sıkıştırması ve bol americano.

İlk olarak bir sürü ev baktık, evler güzel ama salonlar nedense gözüme hep ufak geldi. Söyle bir Central Park manzarası aramıyorum ama bu cama kesinlikle hayır demem. O nedenle arayışım devam ederken wish me luck diyorum.


 Ev bakarken evi de doldurmak gerektiğinden ıvır zıvırlarımı topladım. Ben mutfak insanı değilim, yemek yapmayı bilmem, öğrenir miyim onu da bilmem ama her ne kadar ayakkabı almayı tercih etsem bile bu renkli şeyleri almak keyif verdi. (Eiffel Kulesi çok eski)


Ve yakında benim için gayet keyifli bir işe başlayabilirim. Sürpriz. Bu bekleme süreci içinde keyifli kahvelerimi yudumladım. Her zaman filtre kahve ilk tercihim olur ama ne olur ne olmak güzel değilse diye süt isterim yanına. Eh her kahve Tchibo olamaz.


Bol bol giyinme odası inceledim. Mutfaktan vazgeçerim ondan geçmem :)


Nikâh saatimizi hallettik, yetmedi koşa koşa mobilyalarımızı aldık. Mobilya beğenme sürecimizi buradan tekrar okurken biz biricik mimarımız (artık bizim) Mert’le el sıkıştık çok mutluyuz.  Neler yaptığını görmek için tık tık. Ama daha fazlası için yerinde görün derim. Henüz yeni cicilerimizin resmi yok idare edin.

Şu an 3 kilo verdim, kendimi tutup 1 kilo daha versem ideal kiloma ulaşacağım ama fazlasıyla açım bu aralar verdiklerimi geri almalıyım dercesine yedim.


Kitabını soluksuz okuduğum Hunger Games’ime gittim. Film kitap kadar olmasa da sevdim ama cast konusunda ne Peeta, ne Gale ne de Katnniss beni mutlu etti. Hatta ısrarla Katnniss Dakota Fanning olmalı görüşündeyim, hala. Diğer herkes süper bir tek Lenny Kravitz’li Cinna’yı ben daha süslü hatırlıyorum kitapta, emin olmamakla birlikte.  


Bu ara vakit bulursam Pamuk Prensese de gideceğim ama kendime sanki onu götürüyormuşum da ben onun için geldim aslına izlenimi yaratacak bir çocuk bulamadım. O nedenle poz vermekle yetindim.  Unutmadan belirtmek isterim ben Pamuk Prensesi sevmiyorum zaten Prenses çirkin olmuş o yüzden kötü anne olmaya karar verdim baktım aynama söyledim sihirli Mirror Mirror sözlerimi, cevabı merak eden varsa o çirkin prenses olacak değildi herhalde!


Hızımı alamadım Gone With The Wind ile de poz verdim, sevmedim pozumu, duruşumu ama başarılarımı bir dahaki sefer artırım dedim., kayboldum ortalıktan. 


Love,
Sinem

görseller: From me to you, google.

2 yorum:

Bilun ŞEN dedi ki...

ehuhaa :) bizim mobilyalar da OZAN Mobilya'dan :)

used-look dedi ki...

Bilun: O zaman yaşasın Ozan Mobilya kardeşliği. Sen kavustun ama ben daha kavuşamadım mobilyalarıma :(

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...