13 Mart 2012 Salı

Düğün Hikâyem Part 5 – Mobilya Çıkmazı


Düğün için keyifli hazırlıklar devam ediyor demek çok isterdim ama ev dekorasyonuna sıra geldiğinde bu kadar zor olacağını hiç tahmin etmemiştim.  Aslında ben ne istediğimi ve istemediğimi gayet iyi biliyorum ama iş Arımla beraber ne istediğimize gelince işler orada biraz karışıyor. Geçen hafta daha erken ama fikrimiz olsun diyerek iki taraftaki M’lere gittik ve işte böyle başladı zorlu süreç.
Neden bilmiyorum ama her zaman dekor konusunda isteklerim hep nettir benim tıpkı şapkalara olan aşkım gibi.

•    Renkler uçuk tonlarda olsun ama aksesuarlar baskın renklerde olsun ki dengelensin.
•    Az eşya bol boş alanım olsun ki kuzenlerimin zibidilerine sataşacak alan kalsın.
•    Koltukların ayakları yerden yüksek olsun, kenarları ince olsun.
•    Olursa yemek masası kesinlikle ceviz olsun, olmazsa güzel beni yansıtan farklı bir tasarım olsun.
•    Yatak odasında sadece yatak ve komodinler olsun, çok zorda kalırsam şifonyer ile idare edebileyim.
•    Kendini bırakan, fazla yumuşak koltuk olmasın.
•    Konsolun üstünde ayna –ıykkkkkk-  kesinlikle olmasın.
•    Mümkünse oturma grubu takım olmasın.
•    Kapitone uzak olsun.
•    Josephine koltuk gözüme gözükmesin.

Kısaca sade sade ve sade olsun. Tabi bunlar benim isteklerimdi. Bu isteklerle yola çıkmıştım ta ki Arım’ın benim isteklerimin tam tersi istekleri ile kesişince ortaya koca bir boşluk düştü.  Moral bozmadan birçok yer gezmeye başladık. Ama önce girdiğimiz birkaç yeri görünce ve her yerde de aynı şeyleri görünce (beyaz lake masa kenarları kahverengi, avangard koltuklar)  Carrie’nin Aidan’ın ona aldığı yüzüğü görünce koşa koşa kustuğu sahneden beter bir sahne yaratmama az kalmıştı. Neyse ki sonra birlikte beğendiğimiz birkaç yer bulduk ama koltuklarımız hala muamma :)

Bana göre koltuk böyle ince sade zarif olmalı.


Arık Bey ise kendini bırakıp içinde mayışmalıymış. Pofffffffffff 


Bana göre yemek masası sandalyeleri farklı renk veya tasarım olmalı.



Arık Beye göre normal olmalıymış. Bi pof daha :)


Neyse sonunda neredeyse! anlaştık sayılır.

Tabi hep bu şekilde olmadık mesela ilk baktığımız yatak odasına vurulduk. Sade, tek renk, o gereksiz çıkıntısı yok çok şık ama ne yazık ki resmi yok. O olmasa bile bir yatak odası bence bu şekilde olmalı.


Ve benim alanım olan giyinme odası kafamda bu şekillerde olmalı. Hepsinden ayrı ayrı birkaç parça istiyorum ve bu konuda Arık Bey asla söz sahibi değil :) hatta mümkünse ben ne giymek istiyorsa ona güzelce veririm yeter ki dağılmasın gözbebeğim.



Ve koca bir özür :) Ah biriciğim, İli’m ben seni anlamamışım, Klaus ile mobilya seçme konusunda seninle dalga geçişlerimin bir bir başıma geleceğini bilseydim hiç o kadar büyük konuşur muydum? ( zaten ne zaman büyük konuşsam hoooop kafama bir şeyler düşüyor ama küçük konuştuklarım hiç duyulmuyor.)

Her konuda anlaştık ama şu yılık koltuk mu, dik koltuk mu işte şu an bütün meselemiz bu!

Bakalım kadının fendi mi Arık Beyin zevki mi olacak?






Love,
Sinem

Görseller; Maison Française, Instyle Home, Bazaar Interiors, Elle Decoration, google.com

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Bence artık problem kalmamıştır:)
Mert OZAN

used-look dedi ki...

kalmadı doğru :)

Adsız dedi ki...

yatak odası, salon ve yemek masası fotoğraflarınızı ya da aldığınız markaları paylaşır mısınız? çok merak ediyorum.. yaz sonu evleniyorum da.. hem de event garden da :)eğer buradan paylaşamam derseniz mail adresinizi verin mail atayım :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...